cinayetin parası neyse veririz

bir ay önce, sanat ve istihdam üzerine sosyal medyada önemli bir tartışma yaşandı. nedeni de baştroll’ün “devlet eliyle tiyatro olmaz, özelleştireceğiz” demesiydi. bunu fırsat bilen şablon liberallerimiz, aslında vergilerinden devlet tiyatrolarına pay ayrılmasının ne kadar yanlış olduğunu bütün nüktedanlıklarıyla ilan ettiler. dikkat çekilen iki ana nokta vardı. biri bütçe ile alakası olmaması nedeniyle batıl kalan, “kemalist devletçi kültür” iken diğer önemli ve tehlikeli nokta ise, tiyatrocuların kadrolu istihdamının kabul edilemezliği idi.

yaşanan bu tartışma akp’nin neo-osmanlıcı gösterip neo-liberal vurması ve bunun propaganda altyapısı ile ilgili çok önemli doneler veriyor.

ironinin nedeni de şu, geçen hafta baştroll uludere konusunun çok uzatıldığından zaten de ailelere gerekli tazminatın ödendiğinden bahsetti, bunu da “tazminatsa tazminat” şeklinde inanılmaz sağduyulu bir şekilde ifade etti. devletin rasyonel bütçe kullanımı ile ilgili konuşmaya bu kadar meraklı antimilitarist liberallerimizden de pek göze çarpan bir muhalefet görülmedi.

son dönemdeki devletin savunma ihalelerine baktığımızda çıkan sonuç şu:

bu nedenle bu yazımda liberallerimize seslenmek istedim, devlet cinayetlerini sol iç hesaplaşmaları kadar dert etmiyorsunuz, bari askeri bütçeyi, devlet tiyatroları bütçesini eleştirdiğiniz kadar eleştirin.

habervaktim, akit ve vakit’i takip etmek devletin propaganda menzilini görmek için faydalı olabiliyor. kürtlerin ahlaki tedhişinin samanyolu tv dizileri ve habervaktim haberleri üzerinden takibi de böylece geçen hafta idris naim şahin’in meclis konuşmasını öncelemişti. hem öğretici hem politikayı anlama açısından yararlı olduğu için sosyal medyada vakit’i takip ediyorum ve karşıma çıkan konuyla alakalı bir fotoğraf albümü var adı da: “Milli Savunma : Ak Parti İktidarı İle Birlikte Güçlü Türk Ordusu”

vakit’in facebook sayfasına baktığımızda bir yandan iyi ekonomiden bahseden diğer yandan da bu iyi ekonominin sonucu olarak güçlü ordu dayılanmasının betimlenmesini görüyoruz. liberallerimiz tarafından, ilericiliğin olmazsa olmazı olarak ön görülen ordu ile hesaplaşma noktasında anlaşılıyor ki, habervaktim çizgisi daha çok “makbul ordu”yu savunuyor.

bu konuyu açmamın nedeni şu, ortada yapılan bir vergilerin rasyonel kullanımı tartışmasında, konunun liberalizm açısından ciddiye alınabilmesi için öncelikle savunma bütçesinin konuşulması gerekiyor. bunun nedeni sadece liberallerimizin ordu karşıtı ve sivilleşme yanlısı olma iddiası değil bundan daha da önemlisi ordu bütçesinin şeffaf olmaması ve detaylı olarak incelemeye tabi tutulamaması. hatırlarsanız hasip kaplan ve bdp milletvekilleri, savunma bütçesinin şeffaflaşmasını son bütçe tartışmalarında yine gündeme getirmişlerdi.

liberallerin gözünde, rasyonel bir bütçe idaresi için reforme edilebilecek böyle bir kalem dururken kültür ve sanat bütçesinin küçük bir kısmının dert edilmesi sadece hükümet suflesinin papapanlığı olabilir. bunun absürtlüğünü anlamak için sayılara bakmak gerek, şehir tiyatrolarını da bırakarak devlet tiyatrosu bütçesini savunma bütçesi ile son dönemde yapılan askeri ihalelerle karşılaştıralım.

devlet tiyatrolarının internetten ulaşılabilecek 2010 bütçesine baktığımızda kendi geliri dışında kalan meblağ yaklaşık 120 milyon lira. 2012 yılı için savunma bakanlığı, jandarma Genel Komutanlığı, emniyet genel müdürlüğü ve sahil güvenlik komutanlığına ayrılan bütçe ise 35 milyar 639 milyon lira, ile toplam bütçenin yüzde 10.16sına tekabül ediyor. bu rakamlara baktığımızda, devlet tiyatrolarına ayrılan bütçe, kolluk kuvvetlerine ayırdığımız bütçenin yaklaşık binde 3üne denk geliyor. sayılar aynı bianet haberinden.

elbette -arkadaşlar arasında- dünyanın en büyük ikinci ordusuna sahip memleketimizin savunma bütçesinin tümünü tiyatrolar ile karşılaştırmak uygun değil. bu nedenle son dönemde yapılan ihalelere bakarak, resmi biraz daha belirginleştirelim.

hatırlarsanız, beynelmilel politikada yaptığımız israil delikanlılığına rağmen devam ettirdiğimiz askeri ticari ilişkiler vesilesiyle heronlar almıştık. alınan 6 heronun fiyatı, devlet tiyatrolarının bir yıllık bütçesine eşit. bu aldığımız heron’lar roboski’deki katliama yol açan hatalı isithbaratın müsebbibi olan heronlarla aynı (son haberlere göre bu bilgi kesin değil). bunun sözünü etmemin sebebi, düzeysiz bir ajitasyon değil kontrolsüz savaş ekonomisinin, işgalci kılığındaki bir siyasa ile birleştiğinde yola açtığı hazin sonuçlara dikkat çekmek.

buna benzer bir şekilde, zaman gazetesinden terörist avına çıkılacağı müjdesi ile verilen bir diğer ihale haberi de insanlı hava istihbarat aracı ihalesi idi. bu ihale sonucunda 5 king air-350 70 milyon dolara 2 yıllığına kiralanmıştı. 70 milyon dolar yine aşağı yukarı devlet tiyatroları bir yıllık bütçesine eşit.

bu ihale haberleri ayrı ayrı alındığında savunma bütçesinin devliğini sergilemiyor. bütçeler arasındaki eşitsiz uçurumu en iyi örnekleyen ihale en son alınan 121 sikorsky idi. sahil güvenliğinden, genel kurmay elektronik sistemler komutanlığına kadar bir çok farklı kolluk kuvvetine alınan bu sikorskylerin vergi mükellefine 3buçuk milyar dolara mal oldu, bu da devlet tiyatrolarının yaklaşık 60 yıllık bütçesine eşit.

sikorksy ihalelerinden bahsettiğimizde uğur mumcu’yu anmak gerekiyor. lockheed yolsuzluğu araştırmasıyla, silah sanayii ihalelerinin abd aracılığıyla nasıl bir uluslararasın siyaset elemanı olduğunu ortaya koymuştu. anlaşılan o ki, büyük çaplı ihalelerin abd merkezli şirketlere gitmesi, ülkelere uluslarası siyasette abd desteği sağlamaktaydı.

abd yönetiminin, silah sanayine doğrudan hizmet ettiğinin kanıtı olan çok vurucu vakıaları wikileaks telgraflarından da okuduk. vecdi gönül’le görüşmeye gelmeden önce ihale konusunda bilgi alan gates’in vecdi gönül ile görüşmesinde nasıl lockheed martin pazarlamacılığına soyunduğu açıkça görülüyordu.

vecdi gönül’den bahsetmişken hatırlatmak gerek, 2009 yılı bütçe görüşmelerinde savunma bütçesinin kapatılması için operasyon yapılmasını tavsiye ettiğini hartılarsınız. bu şunu göstermekte ki, devletin bütçesinin rasyonel idaresinde, eziyet ve zulüm için harcanan para tartışma konusu olmuyor. bu güçlü devletimizin kurmaylarından beklediğimiz bir davranışken, kendine devlet kaynaklarının rasyonel kullanımını siper etmiş liberallerimizin yapması, ancak neocon şahinlere evrilmelerinin sadece bir göstergesi halini alıyor.

cinayetin parası neyse veririz” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s