behzat ç.’nin hikmeti (“ihalede fesat” olmadan “badem bıyık” düşünülemez)

behzat ç. bölüm 68i daha izleyemeden, twitterda trending tweet ve olay olmasına şahit oldum. konu ahmet hakan’a göre klavye ergenliğinden kurtulamamış sayın milletvekilimiz şamil tayyar’ın behzat ç. tvitleriydi.

tayyar’ın bu sözleri çok tepki çekti. tespit ettiğim bir kaçı dışında, neredeyse atılan bütün tvitler tenkit içeriyordu. tenkit de destek de içerenlerin ikisi de, konuyu şu an gündemde olan özel yetkili mahkemelerin kapatılma tartışmasına bağlıyor, ve akp’nin hakkaniyetsiz tutuklamaları konu ediliyordu. destekçiler ise konuyu fırsat bilip konuyu teröre ve terörün bitirilmesine getiriyorlardı.

ancak bana sorarsanız işin ilginç yanı, bölümde devlet işleyişinin ayrıntıları ile ilgili çok önemli doneler varken, konunun “badem bıyık” ve akp ekseninde konuşulmasıydı.

bölümü spoyl ederek şöyle bir hatırlatmak gerekirse, derin devlet finansörü ercüment çözer, güç piramidinin tepesinde olduğunu anladığımız “hanımefendi”nin ölümü vesilesiyle ortalığı boş bularak, vatana dönmüş; bunu fırsat bilen diğer ihale mafyası yöneticileri, kendilerini soruşturan savcı esra’yı çözer’e şikayet ediyorlar.

çözer organizasyonunun kas gücü, silahlı kuvveti olan memduh başkan’ın savcı esra’yı bezdirememesi nedeniyle işleri kendi kontrolüne alarak, alışkın olduğumuz çözervari bizans oyunlarıyla işe girişiyor. kendi adamını kurtarmak üzere kişisel olarak savcı esra’nın kafasına silah dayamakla kalmıyor, iki bölüm önceden ihaleye fesat karışma soruşturmasını elinden alan özel yetkili savcının talimatıyla hakkında soruşturma açılmasını sağlıyor, savcı esra’nın suçluluğuna isnat edilecek kanıtların odasına yerleştirilmesini sağlıyor.

bu gelişmelerin sonucunda, eski kontr-gerilla, yeni ihale mafyası memduh başkan behzat ç.’yi çağırarak bir anlaşma teklif ediyor. çok önemli karakter gelişmelerine şahit olduğumuz bu bölümde, behzat ç.’yi de sıkıntıya sokacak ve evlilik sonrasında ilk kez savcı esra ile karşı karşıya gelmesine neden olacak, memduh başkan önerisini duyuyoruz bu sekansta. soruşturma ve yargılanma sonunda eğer savcı esra hapse girmek istemiyorsa, ihaleleri araştırmayı bırakacak, nedeni de şu:

“savcı yüzünden ihalelerimize konsantre olamıyoruz”

behzat ç.’yi bir dizi olarak çok değerli bulmamın sebebi, devletin kurumlarının işleyişinin yazılı olmayan kurallarını anlatmakta çok başarılı olması. behzat ç.’yi “solcu kurtlar vadisi” olarak küçük görmeye çalışanların aldandığı nokta tam da burası. kurtlar vadisinin evren tahayyülü, dünyayı yöneten kötücül karanlık odaklar ve bunlara karşı milli bir direniş olarak tamamen metafiziksel nedenler üzerine bina edilirken; behzat ç. evreninde ise, güç ve iktidar ilişkilerini belirleyen ana etken, basitçe para.

“ankara’da ihale keyfi.” ercüment çözer ihale sırasında ipadinde araba yarışı oynuyor.

eski bir kontr-gerilla olan memduh başkan’ın derdi, yırtıcı iş adamı ercüment çözer’inki kadar iş ihaleleri. bu dert nedeniyle müsteşarlarla bağlantı kuruluyor, onlara şantaj yapıyor, yeri geldiğinde mevkilerinden ediyor. bu “iş” bağlantılarında ideolojinin konu edilmemesi, üstüne üstlük edildiğinde ise müstehzi bir şekilde kurumsal kültürdeki değişikliklerle alay edilmesi, önemli olanın fikirler ve dünya görüşleri değil, çarpık kurumsal yapı içerisinde kârının peşindeki pragmatizm olduğunu gösteriyor.

memduh başkanın dinden bahsetmesine şaşıran tetikçilerinden, memduh başkanın katıldığı devlet kokteylinde kendisini misafir eden müsteşarın ikram edilecek alkol olmaması nedeniyle özür dilemesine kadar dizi, iktidar mücadelesinin kabaca bir altyapı mevzuu olduğunu çok iyi betimliyor.

68inci bölüme gelirsek, bölümün kilit noktası behzat ç. ile onun ailesini korumak söz konusu olduğunda adalet kriterlerini esnetebildiğiyle ilk kez yüzleşen savcı esra’nın tartışması:

“hayatın boyunca sana saygı duydular ama artık herşey değişti.”

“o bana saygı değil, hukuka saygı o. ben hayatım boyunca bu kitaplarda yazanlar için mücadele ettim, bütün hayatımı bunun üstüne kurdum ben.”

“anlamadığın şey de bu zaten. artık senin hukukun yok, bitti o. onların hukuku var.”

onların hukuku var, denilirken bahsedilen özne kim? dizi özelinde tabi ekonomik güç olan ercüment çözer ve onun baskıcı aygıtı memduh başkan. benim ilgimi çeken sosyal medyada şamil tayyar’ın tviti nedeniyle, öznenin “badem bıyıklı” savcı olduğu görüşü. bu da ideolojik ve cemaat birliği, parasal kazanç güdüsünün üzerine koyulduğu bir algı yaratıyor.

bu algı da şunu çağrıştırıyor, adalet’in problemi tayyar’ın deyişiyle badem bıyıklı özel yetkili savcılardır. elbet ki, sanatın iyisi yoruma açık olanıdır ve bu tepki de içinden çok daha fazla anlamlar çıkarılabilecek bu yapımın açıklamalarından sadece biri.

ancak behzat ç.’yi bir dizi olarak bu kadar iyi yapan şey, bu tartışmaya açıklığı iken, diğer yanda sol kültür endüstrisi bakımından da önemli kılan ise, bana göre güç ilişkilerini ekonomik kazanç* ilişkileri olarak betimlenmesi. kötülerin saf kötü, ve kötülüğü sırf karakterlerini bunu gerektirdiği için yapanların olduğu sol olarak anılabilecek yapımlar da olabilir, bunların örneklerini farklı bir ideolojik boyutta samanyolu yapımlarında görebiliyoruz. ama herhangi bir kültürel ürünü, marksist anlamda sol yapan şey epistemolojik bir derde cevap veriyor olması; bu da nedenselliğin, maddi gerçeklikler ile açıklanabiliyor olmasından kaynaklanıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s