Bankaların Soma Kurnazlığı

[Bu yazı bana ait değil, Toplumsal Hafıza Hareketi tarafından kolektif olarak hazırlandı.]

Soma’daki işçi katliamının üzerinden zaman geçerken, katliamın bir nesnesi olmaya itilen işçilerin hayat şartları da, hayatta kalanlar ve ölenlerin aileleri dışında birçok kişi ve grup tarafından konu ediliyor. Ağır şartlarda çalışan işçilerin aynı zamanda da geçim sıkıntıları nedeniyle yoğun ekonomik baskı altında olduğunu düşündüğümüzde, Soma hakkında açıklama yapanlar kervanına bankaların da katılmasına şaşırmamak gerek. Bankaların felaket bölgesi ve felakete kurban gidenlerle ilgili yaptığı açıklamalar bölgedeki kredi borçlarını ilgilendirmekle beraber, uygulanacak olan çeşitli yardımları da ilan ediyor. Bu noktada sorgulanması gereken, bankaların giriştiği bu marka odaklı halkla ilişkiler manevralarının gerçekte neyi kapsadığı ve taahhüt edilenlerin ne kadarının bankaların bizzat yasal zorunluluğu olduğu.

radikalhaber

Bu açıklamaları yapan Akbank, Bank Asya, ING, TEB, Türkiye İş Bankası ve Şekerbank Soma’da şubesi ve müşterileri olan 14 bankanın sadece altısı. Bu altı banka ile beraber, Soma’da şubesi olmayan Aktifbank ve Türkiye Finans hayatını kaybedenlere, yaralananlara ve ailelerine bu yardımları yapacağını açıkladı. Ancak bankaların kredi verdiklerindeki yasal sorumluluklarına baktığımızda verilen miktarı sigortalatmak zorunda olduklarını görüyoruz [1]. Böylece, borçlu kişi borcunu herhangi bir can kaybı (intihar ve hastalık dışında) sebebiyle ödeyemediğinde, bankanın bir nevi zarara uğramasının önüne geçilmiş oluyor. Banka açısından hayat sigortasının yararı bu. Borçlu kişinin ailesi açısındansa, hayat sigortasının faydası ailenin kredi borcundan muaf olması. Sigorta, kalan borcu bankaya tazminat olarak ödüyor, o zamana kadar ödenmiş miktarı ise aileye geri ödüyor.

bu işler de twitterdan yürüyor.
bu işler de twitterdan yürüyor.

Yapılan açıklamalara baktığımızda ING, Aktif Bank, Akbank ve Türkiye Finans bankalarının “eğer kredinin sigortası varsa” bu tazminat haklarından feragat edip, varsa varislere sigortayı devredeceğini açıkladığını görüyoruz [2]. Buna göre bankalar kalan miktardan mı feragat ediyor yoksa, zaten almaması gereken, ödenmiş miktardan mı feragat edip ailelere veriyor belirsiz. Yardım duyurusundaki keyfi tutum hem aileleri hem de iyi niyetleri suistimal ediyor. Ayrıca, “sigorta varsa” açıklaması, sigortanın olmayabileceğini gösteriyor. Gelgelelim, bölgede işçilerle konuşan insanların aktardıkları, bankaların kanun dışına çıkmış olabileceğinin kanıtı [3]: bazı bankalar işçilere “siz maden işçisisiniz” diyerek hayat sigortası yapmamış. Bu yüzden yardımda bulunan bankaların “borçlarınızı siliyoruz” derken sigortasız borçlara karşı ne tavır takınacağı önemli. Çünkü işçiler ve işçi yakınları için bir tehlike de, yasal olarak banka suçlu durumda bulunsa dahi, aileden borcu ödemesini isteyebilir.

ING bank türkiye'nin bilgilendirme notundan.
ING bank türkiye’nin bilgilendirme notundan.

105.000 nüfuslu ilçede [4] kaç müşterisinin, ne kadar borcu olduğunu açıklayan tek banka, Soma’da şubesi bile olmayan AktifBank. İlçede 651 kişinin toplam 4.030.606 TL borcu olduğunu açıklamış. Adı pek duyulmamış bu bankanın bile 651 müşterisi varsa (şubesi olmadığı halde), bir kısa mesajla insanlara kredi verebilen bankaların ne kadar vardır tahmin etmek zor değil. İlçenin temel geçimi linyit ve kömür madenleri olduğu ve işçilerin maaşlarının 900-1.600 TL arası olduğu hesaba katılırsa, hem neden işçilerin hemen hepsinin bankadan kredi çekmek zorunda kaldığını hem de neden o borçlar yüzünden güvensiz madenlerde çalışmaya devam ettikleri anlaşılabilir.

Şubesi olmayıp yardım edeceğini bildiren bankalardan diğeri ise Türkiye Finans. Kredi kartlarını ve tüketici finansman fonlarını iptal edeceğini, alacaklarından vazgeçtiklerini söylüyorlar. Alacaklarından vazgeçen bankalar, insanların, hele eve para getiren konumundaki aile bireylerini yitirmişken, ekonomik olarak daha fazla zorda kalmamalarını sağlayacak gibiydi. Fakat kredi kartı ve fonları iptal etmek onların sıkıntılı hallerinde daha parasız kalmalarına neden olacak. Türkiye Finans’ın katılımcı ve faizsiz banka olması sebebiyle faiz gelirlerinden çok da faydalanamadığı için, kredi vermeyi durdurması, bankanın şubesi olmayan bir ilçede kendisini korumaya almak için nasıl bahaneler ürettiğinin ve bu bahaneleri “bedava pozitif reklam”la ne de güzel başardığının göstergesi. Tam tersi, fırsattan istifade edip yaralılara ve ailelerine “uygun” kredi “yapılandırması” öneren Akbank da Türkiye Finans kadar faydalanıyor durumdan.

Sermayenin yüzünün her yerde aynı olduğunu, koltuklar değişse bile sömürenin zihniyetinin değişmediğini görüyoruz. Borçlarını bir an önce ödemeleri için baskı gören öldürülen işçi ailelerinin “kan parası” denilen “sus payları”na mecbur ve muhtaç bırakılmasının önüne geçmek adına bankaların “samimi” yardımlar konusunda daha açıklayıcı olmaları gerekmekte. Asıl büyük müşteriye sahip fakat henüz haberlerde adını göremediğimiz Soma’da şubesi bulunan sekiz banka var: Vakıfbank, Ziraat Bankası, HSBC, Deniz Bank, Halk Bank, Garanti Bankası, Finansbank ile Yapı ve Kredi. Bu bankalarından hiç ses çıkmaması da bu ön görümüzü haklı kılıyor. Bu bankalar çeşitli bağlantılarından dolayı katliama kurban gitmiş işçilerin ailelerinin “sus payı”na razı olmasını istiyor.

Kredi kartı borçlarında, kredi müşterileri gibi hayat sigortası varsa borçlar sigorta tarafından karşılanacak, fakat “sen madencisin” diyen işgüzar sigorta firmalarının hayat sigortası bile yapmadığı işçilerin aileleri, kendilerine miras kalan kredi kartı borçlarının altında ezilecekler. Bu durumda bankaların marka görünülürlüklerini artırdığı “kredi borçlarını siliyoruz” iddialarının da aslında pek de kapsayıcı olmadığını ve dolayısıyla ceplerinden bir kuruş bile harcamadan reklamlarını yapmayı amaçladıklarını görüyoruz. Bütün borçları kapsıyormuş gibi yapılan duyurular aslında tek kalem ve belki de silmemeleri halinde hayat sigortası yapmadan verdikleri için başlarını en çok ağrıtacak bireysel krediden ibaret. Başlarını ağrıtacak, çünkü kredi vermeyi kabul ettiği kişiye mesleği dolayısıyla ayrımcılık yapıp hayat sigortası yapmayı kabul etmemeleri suçtur. Ancak, vefat etmiş işçilerin ailelerine dönersek, onlar için de bir çıkış yolu mevcut, o da yasal güvence altında olan reddi miras hakları. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatları da bu konuda ailelere her türlü yardım ve danışmanlık vermeye hazır.

Bunların yanında, “borçları siliyoruz/erteliyoruz” diyerek reklam yapan, fakat kimin ne borcunu ne şartla sildiğini veya ertelediğini yeterince belirtmeyen bankalar var; biri Türkiye İş Bankası diğeri Şekerbank. Adeta bedava reklam olanağı bulan bankalar geri dönüşe göre tavır belirleyerek, muğlaklık konusunda rakiplerini aratıyor.

Türkiye İş Bankası'nın "kolaylık sağlayacaklarını" ilan ettikleri muğlak açıklaması.
Türkiye İş Bankası’nın “kolaylık sağlayacaklarını” ilan ettikleri muğlak açıklaması.

Yıllık reklam giderlerinin ilçenin tümünün çektiği krediden fazla olduğu bankalar, hem muğlak “yardım” açıklamaları hem de sessizlikleriyle sermayenin gerçek yüzünü, işçiye düşman yüzünü bir kez daha bizlere gösteriyor. Soma’daki müşterilerin çoğunluğuna sahip bankalar herhangi bir açıklama ya da bilgilendirme yapmazken, şubesi bile olmayan ya da şubesi olup yetersiz açıklamalarla işçi yakınlarına bile bilgi vermeyen bankalar da bir felaket üzerinden reklam yapma peşindeler. Borçlarını yazılı, sözlü, matbu yolla ilan eden bankaların bu kampanyalarını da sadece muhataplarının duyacağı şekilde yapması en doğru olanıdır. Ama o zaman da reklam olmazdı, neticede borçlunun ev adresine gelen başsağlığı ya da geçmiş olsun dileklerinin ve borçlarının silindiğini bildiren tebligatların ya da telefona atılacak bir mesajın, milyonlar vererek gazetelerde çıkaracakları isimlerini bedava çıkarmalarına bir katkısı yoktur.

Kaynakça:

1. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun No. 6502 Kabul Tarihi: 7/11/2013 Madde 29 – (1) Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekir

2. Bankalardan Soma’ya destek http://www.radikal.com.tr/ekonomi/bankalardan_somaya_destek-1192191#

3. Madencisin deyip, sigorta yapmamışlar! Şehit madencilerin neredeyse tamamına, hayat sigortası yapılmadan kredi verildiği anlaşıldı. https://twitter.com/tgoruryilmaz/status/467328731040985088

4. Soma nüfus tabelası üzerinde Bakan Yıldız’a gönderme http://www.cihan.com.tr/photo/Soma-nufus-tabelasi-uzerinde-Bakan-Yildiz-a-_4124-CHMTQzNDEyNC8xLzI0LzAvMw==

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s