Katalunya’da bir kent hakkı mücadelesi: Can Vies

Barselona’da geçen hafta, 26’sı Pazartesi gününden 31’i Cumartesiye kadar 6 gün boyunca, sokakta sosyal bir patlama yaşandı. Yaşananların nedeni Can Vies işgal evinin Barselona belediyesi tarafından yıkımına başlanmasıydı. Türkiye’deki haberler ise ağlatacak derece yanıltıcıydı. DHA’ya göre Can Vies’ı işgal edenler kendilerine “okupa” adı veren bir grup genç iken, Radikal’e göre ise Can Vies “radikal sol görüşlü örgüt üyeleri” tarafından işgal altında tutuluyordu. Üstüne üstlük gazetelerin ilgilendiği sosyal mücadele ya da polis şiddeti değil, DHA’dan Mehmet Çiftçi yanlış aktarımıyla, ses tomasının ilk kez kullanıldığı iddiasıydı. Barcelona belediyesinin yaptığı büyük bir politik hata nedeniyle şehirde sosyal patlamaya yol açan Can Vies eylemlerinin gerçeği neydi ve şehirde geçmişi çok eskilere dayanan özyönetimci hareketlerle ilgisi neydi, bu yazıda bunları okuyacaksınız.

@GiselaBombila_LaDirecta364.
@GiselaBombila’nın La Directa’nın 364üncü sayısı için hazırladığı görsel.

Öncelikle “okupa,” DHA haberinin ilan ettiği üzere “bir grup genç” değil, ev işgallerini politik bir tür eylem olarak gören bir toplumsal hareketin ismi. Bu hareketin politik argümanı, evsizlerin olduğu bir kentte boş ve sahipsiz evleri halkın kullanımına açmak. İşgal evi sakinleri bu amaçlarını, sadece bu evlere kendileri yerleşerek değil aynı zamanda da burada mahalleli için çeşitli sosyal aktiviteler düzenleyerek gerçekleştiriyor. Bu evler, ev sahipleri yasal yollara başvurduğunda uzun süren bir süreç sonrasında genellikle boşaltılıyor. Ancak bazı özel durumlarda, sosyal merkez olarak işleyen okupaların mahalleliye sunduğu kamuya yararı açık olduğunda, kamu oyu baskısı ile bir uzlaşma yolu bulunabiliyor.

radikal'in akıllara zarar haberi
radikal’in akıllara zarar haberi

Ancak 2011’den beri, hem krizin getirdiği yeni iklim ile hem de Katalan merkez sağ partisi Convergència i Unió’nun (CiU) ilk kez kazandığı Barselona Belediye Başkanlığı vesilesiyle, okupalara karşı saldırgan bir politika yürütülüyor. Bu son dönemde işgal evleri, daha yasal sürecin bitmesi beklenmeden, çeşitli hukuki boşluklar kullanılarak hızla boşaltılmakta. Can Vies’ın durumunda ise yasal süreç doğal gidişatında tamamlanmış ve 1 Nisan’dan itibaren evin boşaltması kararı alınmıştı. Boşaltmanın son günü olan 31 Mayıs’a kadar ise belediye ile görüşmeler, bir uzlaşma sağlanabilmesi umuduyla devam etmekteydi.

Can Vies işgal evi yasal olarak Barselona Belediyesi’nin toplu taşıma şirketi olan Transports Metropolitans de Barcelona’ya (TMB) ait. 1997’deki işgalinden beri üç ayrı dava süreci yaşayan Can Vies, ilk davayı dönemin Barselona Belediyesi’nin, mahalleli baskısına dayanamayarak geri adım atması sayesinde atlatmış. Hızlanan kentsel dönüşüm vesilesiyle TMB’nin 2006’da yeni bir dava açmasıyla bu sefer Can Vies’tan sosyal bir merkez olarak yararlanan bütün gruplar ve mahalleliler Plataforma de Suport a Can Vies’ı (Can Vies’a destek platformu) kuruyorlar. 2009’da TMB’nin yaptığı usül hataları vesilesiyle kazanılan davadan sonra 2012’de açılan üçüncü kez açılan davanın sonucunda geçen haftaki boşaltma kararı alınmıştı.

önce
önce
sonra
sonra

Evin boşaltılma sürecindeki direniş ile ilgili konuşulması gereken en önemli konu ise, işgal evinin içinde bulunduğu Sants mahallesinin direnişteki yeri. Alternatif bir ekonominin ve üretim ilişkilerinin olanaklılığını pratik olarak göstermeyi amaçlayan kooperatifçilik ve özyönetimcilik, İspanya’da oldukça aktif. Sants ise bünyesinde en çok kooperatifi bulunduran Barselona mahallesi. Bu kooperatifler, iş ortaklıklarından tüketime ve eğitime kadar geniş bir yelpazede şehre hizmet sunmaktalar. Bunların yanına şehirlerinin idaresi hakkında söz sahibi olmak isteyenlerin kurduğu mahalle örgütleri Can Vies sosyal merkezinde bir çok aktivite yapmaktaydı. Kısacası Can Vies direnişindeki aktörler ne sadece “bir grup genç,” ne de “radikal sol görüşlü örgüt üyeleri.” Bu noktada Taksim Dayanışması’nı örgüt suçlaması ile yargılayabilen bir ülkenin gazetecilerinin de, Can Vies destekçileri için de örgüt üyesi yaftasında bulunması aslında şaşırtıcı değil. Son kertede kooperatifçilik ve mahalle öz yönetimciliği de tabi ki bir tür örgütlenme, ve anlaşılacağı üzere ana akım medyanın da pek tahammül edemeyeceği bir örgüt türü.

Diğer bir konu ise, DHA haberine göre ses tomasının ilk kez kullanılmasıydı. Gerçekte ses tomasını ilk kez Ocak’ta kullanan Katalunya’nın otonom polisi Mossos d’Esquadra, bunu daha sonra Marttaki kitlesel “itaat etme!” eylemlerinin sonrasında, merkezleri yakınında çıkan çatışmalarda da kullanmıştı. Katalunya’nın ve polisi Mossos’un toplumsal olaylarda kullandığı şiddet konusundaki hesabı oldukça kabarık, ancak 5 günlük direnişin sonunda 31 Mayıs gününde belediye ve Mossos eylemcilerin taleplerine zımnen boyun eğmek durumunda kaldı. Haftaiçi her gününü polis ablukasında geçiren Sants mahallesinin direnişi sonucunda inşasına yeniden başlanan Can Vies, bu sürecin planlanması için de mahalleliler ve mimarlık örgütlerine bir çağrıda bulundu. Her ne kadar binalarının bir kısmı yıkılmış da olsa, mahalli direnişin çok önemli bir örneğini ortaya koyan Sants mahallesi, devlet baskısı ve polis şiddetine rağmen mekanlarını yeniden kazandı. Gerçekleri de bu haliyle ana akım Türkiye medyasının işleyememesine şaşırmamak gerek.

31 mayıs günü yapılan "Can Vies'ı yeniden inşa ediyoruz" eyleminden
31 mayıs günü yapılan “Can Vies’ı yeniden inşa ediyoruz” eyleminden

Katalunya’da bir kent hakkı mücadelesi: Can Vies” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s