cinayetin parası neyse veririz

bir ay önce, sanat ve istihdam üzerine sosyal medyada önemli bir tartışma yaşandı. nedeni de baştroll’ün “devlet eliyle tiyatro olmaz, özelleştireceğiz” demesiydi. bunu fırsat bilen şablon liberallerimiz, aslında vergilerinden devlet tiyatrolarına pay ayrılmasının ne kadar yanlış olduğunu bütün nüktedanlıklarıyla ilan ettiler. dikkat çekilen iki ana nokta vardı. biri bütçe ile alakası olmaması nedeniyle batıl kalan, “kemalist devletçi kültür” iken diğer önemli ve tehlikeli nokta ise, tiyatrocuların kadrolu istihdamının kabul edilemezliği idi.

yaşanan bu tartışma akp’nin neo-osmanlıcı gösterip neo-liberal vurması ve bunun propaganda altyapısı ile ilgili çok önemli doneler veriyor.

ironinin nedeni de şu, geçen hafta baştroll uludere konusunun çok uzatıldığından zaten de ailelere gerekli tazminatın ödendiğinden bahsetti, bunu da “tazminatsa tazminat” şeklinde inanılmaz sağduyulu bir şekilde ifade etti. devletin rasyonel bütçe kullanımı ile ilgili konuşmaya bu kadar meraklı antimilitarist liberallerimizden de pek göze çarpan bir muhalefet görülmedi.

son dönemdeki devletin savunma ihalelerine baktığımızda çıkan sonuç şu:

bu nedenle bu yazımda liberallerimize seslenmek istedim, devlet cinayetlerini sol iç hesaplaşmaları kadar dert etmiyorsunuz, bari askeri bütçeyi, devlet tiyatroları bütçesini eleştirdiğiniz kadar eleştirin.

Okumaya devam et

genç siviller ve pragmatizmin batağı

attığım başlıkla sizleri biraz 70lere götürerek, aydınlık sosyalist derginin ayrılığı özelinde, mahir çayan çevresinin, doğu perinçek çevresi ile ideolojik polemiklerini hatırlatmak istedim. ancak bu yazımda sol içi ideolojik bir ayrılıktan bahsetmeyeceğim. bahsedeceğim şey genç sivillerin artık bir çok politik alana nüfuz etmiş politik pragmatizmi. yazının 70lerin polemikleri ile tek bağlantısı ise benim buna karşı takındığım, internetlerde insanları canından bezdiren, saldırganlık ve bıçkınlığım.

son bir kaç aydır genç siviller ve bu grupla ilinti olan insanları özellikle twitterdan takip ederek komik bulduğum söylemlerini “dadaist liberalizm” terimiyle diyezlemeyi (hashtag) kendime görev edindim. benim için önemli olan, her dadaist liberal söyleminin kendine has bir politik arızayı temsil etmesi ve bunların tartışılması iken, konuşulmayan şey bu, yeni yeni dallanıp budaklanan liberal hareketin diğer alanlara difüzyonu ve genel arızaların buralardaki izdüşümü.

Okumaya devam et