behzat ç.’nin hikmeti (“ihalede fesat” olmadan “badem bıyık” düşünülemez)

behzat ç. bölüm 68i daha izleyemeden, twitterda trending tweet ve olay olmasına şahit oldum. konu ahmet hakan’a göre klavye ergenliğinden kurtulamamış sayın milletvekilimiz şamil tayyar’ın behzat ç. tvitleriydi.

tayyar’ın bu sözleri çok tepki çekti. tespit ettiğim bir kaçı dışında, neredeyse atılan bütün tvitler tenkit içeriyordu. tenkit de destek de içerenlerin ikisi de, konuyu şu an gündemde olan özel yetkili mahkemelerin kapatılma tartışmasına bağlıyor, ve akp’nin hakkaniyetsiz tutuklamaları konu ediliyordu. destekçiler ise konuyu fırsat bilip konuyu teröre ve terörün bitirilmesine getiriyorlardı.

ancak bana sorarsanız işin ilginç yanı, bölümde devlet işleyişinin ayrıntıları ile ilgili çok önemli doneler varken, konunun “badem bıyık” ve akp ekseninde konuşulmasıydı.

Okumaya devam et

sağ tahayyülün kültür endüstrisi (“şefkat tepe” gerçekliğinin sefaleti)

“maalesef bourdieucü” yoldaşımız (ehuehe) emrah göker’in istifhanesinde son günlerde kürt sorunu ve devletin bunu çözme stratejisi ile ilgili bir kaç yazı çıktı. kendi yazdıklarının yanı sıra, mesut yeğen’in stardaki yazılarına yer verdi. sorunun kafalarda şekillenmesi açısından gayet başarılı ve beyin açıcı yazılar.

bunların içinde devletin kürt sorunu bireysel haklar düzleme çekerek toplumsal talepleri etkisizleştirme stratejisine karşı bdp’nin direnişi ve dolayısıyla kürt sorununda yükselen gerilim ve elbet ki güncel zulümü anlamamızda gayet yol gösterici.

işin bu kısmının yanı sıra, devletin kürt stratejisinde medyanın kullanımı ile yaratılan ahlaki panik ya da göker’in ağzından ‘Muhafazakâr Basının Ahlakî Tedhiş Stratejisi‘nden bahsediliyor. muhafazakar medyanın özellikle büşra ersanlı  ve avukat tutuklamaları  konusunda azıtmış olmasının dışında, samanyolu tv’nin dini-militarist dizilerinin kurgusundan da bahseden göker’in gösterdiği yolda, iktidarın sağ epistemolojik  kültür endüstrisine bir durum çözümlemesi ile katkıda bulunmak istiyorum.

şefkat tepe: sezon 2 bölüm 40 (29/10/2011)

Okumaya devam et