Bankaların Soma Kurnazlığı

[Bu yazı bana ait değil, Toplumsal Hafıza Hareketi tarafından kolektif olarak hazırlandı.]

Soma’daki işçi katliamının üzerinden zaman geçerken, katliamın bir nesnesi olmaya itilen işçilerin hayat şartları da, hayatta kalanlar ve ölenlerin aileleri dışında birçok kişi ve grup tarafından konu ediliyor. Ağır şartlarda çalışan işçilerin aynı zamanda da geçim sıkıntıları nedeniyle yoğun ekonomik baskı altında olduğunu düşündüğümüzde, Soma hakkında açıklama yapanlar kervanına bankaların da katılmasına şaşırmamak gerek. Bankaların felaket bölgesi ve felakete kurban gidenlerle ilgili yaptığı açıklamalar bölgedeki kredi borçlarını ilgilendirmekle beraber, uygulanacak olan çeşitli yardımları da ilan ediyor. Bu noktada sorgulanması gereken, bankaların giriştiği bu marka odaklı halkla ilişkiler manevralarının gerçekte neyi kapsadığı ve taahhüt edilenlerin ne kadarının bankaların bizzat yasal zorunluluğu olduğu.

radikalhaber

Okumaya devam et

Galeri

Kömür Vurgunundan, İşçi Katliamına – I

Soma maden faciası ya da doğrusunu söylemek gerekirse, iş katliamında devletin ve Soma A.Ş.’nin sorumluluğunun tam olarak ne olduğu bugüne kadar konuşuldu, bundan sonra da uzunca bir süre tartışılacak gibi gözüküyor. İyimser bir bakışla, yasal sürecin işletileceğini düşünürsek, “sorumluluk” tartışması da teknik ve yasal bir boyuttan yürüyecek gibi gözüküyor. İşin politik kısmı ise şirket sahiplerinin ailelerinin AKP ile olan bağlantılarını ve hükümetin yürüttüğü taşeronlaştırmanın eleştirisini barındırıyor. Ancak pratikte yaşananı anlayabilmek için ne sadece teknik problemleri araştırmak ne de iktidar bağlantılarını deşifre etmek tek başına yeterli. Bu yazıyla yapmaya çalışacağım, son 12 yılda gelişen ve evrilen devletin kömür üretimi, alımı ve dağıtımı siyasasının, o gün madende yaşanan faciaya nasıl yol açtığını anlatmak, ya da kısacası pratik/tekniğin, ideolojik/politikle bağlantısını kurmaya çalışmak.

TKI

Okumaya devam et